| Windows'un 7 günahı |
Özgür Yazılım Vakfı (FSF) Microsoft ve ücretli yazılıma karşı kamu duyarlılığını artırma kampanyası başlattı
Merkezi ABD'de bulunan FSF, 26 Ağustos itibariyle, http://windows7sins.org adresinden ulaşılabilecek yeni bir site ile Microsoft ve ücretli yazılıma karşı yeni bir kampanya başlattı. Microsoft Windows 7'nin önümüzdeki günlerde beklenen piyasaya sürümü öncesi, Boston kentinde bir de protesto gösterisi düzenlenecek. Kampanya, genelde özgür olmayan telif haklı yazılımların özelde ise Microsoft ürünlerini kullanmanın, bilgisayar kullanıcılarına zarar verdiği yedi temel konuya dikkat çekmeyi amaçlıyor. Bu yedi konu; gizliliğin ihlali, eğitimi yozlaştırma, kullanıcıları kendine mecbur kılma, standartları suiistimal etme, tekelci davranışı körükleme, dijital kısıtlama yönetiminin artması ve kullanıcı güvenliğinin tehdit edilmesi olarak tanımlanıyor. Web sitesinde yayınlanan ve daha öncesinde ABD'nin en yüksek ciroya sahip 500 firmasının yöneticilerine gönderilen bir mektup ile Windows 7 kullanıcılarına "kişisel gizlilik, özgürlük ve güvenlikten" yoksun kalacakları bildirildi. Çözüm olarak GNU/Linux işletim sistemi ve OpenOffice.org gibi ücretsiz yazılımlar önerildi. FSF Yönetim Kurulu üyesi Peter Brown, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Özgür yazılım özgürlükler ile alakalıdır, yazılım fiyatları ile değil. Bilgisayarlara ve yazılımlara artan bağımlılığımız, toplumun ücretli yazılıma olan saplantısını tekrar gözden geçirmesini gerektirmektedir. Bu yazılımlar insanların eylemleri üzerinde casusluk yaparken aynı zamanda da kendi bilgisayarlarının kullanımı konusunda da onları sınırlandırıyor. Şu anda kişisel veya iş amaçlı kullanımda söz konusu olabilecek her konu için geliştirilmiş bir özgür yazılım bulunmaktadır ve bu yazılımların en büyük özelliği de sizin özgürlüğünüze saygı göstermeleridir." FSF, konu ile ilgilenen kişilerden, Windows 7 kullanma kararı alan tanıdıkları kurum yöneticilerine de mektubu ulaştırmalarını istedi. Brown "Birçok insan, ilişkide oldukları birçok firma ve bu firmaların kendi özgürlükleri aleyhine çalışan bir yazılım endüstrisine olan destekleri sonucu yılmış durumda. Ücretli yazılım kullanan hükümet temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve okullar, genellikle umursamazlık ve yanlış değerlendirmeden kaynaklanan kötü bir kamu politikası uyguluyorlar. Yazılım kullanımı konusuna karar verme yetkisine sahip kişileri, sorumlusu oldukları kurumu özgür yazılıma geçirerek, topluma olumlu anlamda katkı vermeye ikna etmeye çalışıyoruz" dedi. FSF kampanyalar sorumlusu Matt Lee konuyla ilgili açıklamaya şunları ekledi: "Açtığımız windows7sins.org sitesi ile iş ve kişisel amaçlı bilgisayar kullanıcılarını, Microsoft, Apple ve Adobe gibi ücretli yazılım üreten firmaların artan tehditlerine karşı bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Microsoft'un güncelleştirilmiş işletim sisteminin piyasaya sürümü, iş yerleri için özgür yazılıma geçmek, teliflerle yasaklanmış yazılım kullanmanın çıkmaz bir sokak olduğunu anlamak ve kendi çıkarları ile uyumsuzluğunu fark etmek için bir fırsata dönüştürülebilir." Özgür Yazılım Vakfı hakkında 1985 yılında kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF) bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kuruldu. FSF özgür yazılımın (özel olarak GNU işletim sisteminin ve GNU/Linux türevlerinin) ve özgür yazılım için özgür dökümantasyonların kullanımını ve geliştirilmesini teşvik etmektedir. FSF aynı zamanda yazılım kullanımında özgürlüğün, ahlaki ve siyasi önemininin geniş kitleler tarafından kavranmasını hedeflemektedir. Vakfın fsf.org ve gnu.org adreslerinde bulunan web siteleri aynı zamanda GNU/Linux için önemli birer bilgi kaynağı olma özelliği de taşıyor. Özgür yazılım ve açık kaynak hakkında Özgür yazılım hareketinin amacı bilgisayar kullanıcıları için özgürlük sağlamaktır. Bazı kişiler ve özellikle de şirketler ise, "açık kaynak" olarak bilinen ve daha çok yazılımı daha güvenilir ve güçlü yapmayı amaçlayan pratik amaçlara odaklanan daha farklı bir bakış açısını savunuyorlar. Bu yaklaşım, modellerin geliştirilmesine odaklanıp, özgürlük ve ahlak tartışmalarını göz ardı ediyor. Bu iki yorum derinlemesine irdelendiklerinde, ilkesel olarak farklı bakış açılarını temsil ediyorlar. |
• yok YORUM • YORUM YAZ! ARKADAŞINA GÖNDER!
|
| Microsoft'un 7 günahı : Eğitim |
Bilgisayar eğitimi, Microsoft eğitimi ve bağımlılığı demek oluyor. Eğitim süreçleri Microsoft'un kontrolünde, bu şekilde "doğal" olarak işliyor. Ülkemizdeki ve ABD'deki örnekler bunu gösteriyor.
elirlemeye, Bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF), başlattığı Windows'un 7 Günahı kampanyasıyla Microsoft ve telif haklı yazılım hakkında duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. http://windows7sins.org adresinde başlatılan kampanya, Microsoft'un eğitimden standart btekel oluşturmadan güvenliğe yedi başlıkta işlediği suçları, yürüttüğü lobi faaliyetlerini aydınlatıyor. Bugün Eğitim ile başlattığımız yedi günlük bir yazı dizisiyle Microsoft'un bu başlıklarda neler yaptığını Türkiye ve dünya özelinde sizlerle paylaşıyor olacağız. Microsoft Türkiye'de Ülkemizde bilgisayar okuryazarlığı ile kişisel bilgisayarlarda çalışabilecek işletim sistemlerinden sadece bir tanesi olan Windows'u ve onun üzerinde çalışan programları, özellike Word, Excel, vb'yi kullanabilme becerisi anlaşılıyor. Böyle olunca da çocuklar, öğrenciler, gençler gibi bilgisayarı “öğrenecek” ve bir ömür bilgisayardan “anlayacak” adayların önüne Windows yüklü kişisel bilgisayalar konuluyor ve insanların bilgisayar dünyalarının bundan ibaret olması isteniyor. İstiyorlar ki, bir süre sonra Windows'larını hızlandırmak için para verip bir üst sürümü satın alsınlar, virüs bulaşmasın diye antivirüs programı satın alsınlar, lisans parası ödesinler, bir üst sürüm çalışmayınca, yeni bir bilgisayar satın almak zorunda kalsınlar; pasif kalsınlar, merak etmesinler bilgisayarın içinde ne oluyor, programlar nasıl çalışıyor diye, seyretsinler hatta seyredilsinler, izlensinler ve rapor edilsinler, en azından rapor edilebilme kuşkusu içinde olsunlar, ya da bu güvenlik sorunlarını anlayamayacak durumda kalsınlar. İlköğretim okulları ve liseler, belediye, bilişim gençlik evleri bilgisayar okuryazarlığı adı altında bazen para da alarak Windows alışkanlığı edindiriyor. Bunların hepsi Microsoft'un gönüllü alt şubeleri gibi, bir nevi Microsoft'lu Yaşamı Destekleme Derneği gibi çalışmaktalar. Aşağıdaki duyuru, Sarıyer Belediye'sinin Bilgisayar İşletmenliği kurs duyurusu ve görüldüğü gibi Milli Eğitim Bakanlığı da işin içinde: “Bilgisayar İşletmenliği kurslarımız haftada 2 gün toplam 160 saat eğitim 6 ayda veriliyor. 6 aylık eğitimin sonucunda yapılan sınavla milli eğitim bakanlığı onaylı bilgisayar işletmenliği sertifikası veriliyor. Kursumuzda Donanım, Windows Xp, Word, Excel, Access, Powerpoint, İnternet programları anlatılıyor. Her sınıfta 19 öğrenci bulunuyor” Bir belediyede bile örneği görülebilecek bu uygulama aslında sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nın değil, hükümetin ve devletin tüm birimlerinin, üniversitelerin, askerlerin, ar-ge birimlerinin, Microsoft'un destekçisi, bağımlısı ve savunucusu durumunda olduğunu gösteriyor. Örneğin büyük bir çalışmayla ortaya çıkartılan Ulusal Yazılım Projesi Pardus, TÜBİTAK tarafından belli aralıklarla yeni özellikler kazandırılmasına rağmen, devletin ne okullarda ne de kamuda bu yazılımı özendirecek en ufak bir adım atmamasında lobi faaliyetlerinin etkili olduğu biliniyor. Microsoft ABD'de Dünyada ve ABD'de Microsoft'un eğitim konusunda verdiği zararları anlamak için, bir süre yerli medyamızda da büyük bir yer kaplayan, "Her Çocuğa Bir Dizüstü Projesi"ne (One Laptop Per Child) yakından bakmak yeterli. Bu projenin amacı çok ucuza bilgisayar imal ederek (yazılımı ve donanımı ile) dünyadaki en fakir çocuklara bile bir dizüstü bilgisayar alabilmesininin koşullarını yaratarak, onların sosyal, kültürel, bilimsel, teknik gelişmelerini sağlamak. ABD'nin şöhretli ve teknik üniversitesi olan MIT'den profesör Nicholas Negroponte tarafından 2003'de başlatılan ve son derece idealist olan bu projede yine son derece idealist donanım ve yazılım geliştiricileri, özellikle de özgür yazılım geliştiricileri önemli bir rol üstlendiler. Zira özgür yazılım, projedeki yazılım maliyetini sıfırlamanın tek yoluydu. Bu şekilde geliştirile XO adlı bilgisayarda da, işletim sisteminden de daha temel olan ve şimdiye kadar üreticilerin kaynak kodunu vermedikleri BIOS denilen bir yazılım parçası dışında, işler bu şekilde tamamen özgür yazılım temelli yürüdü. BIOS'unda özgür yazılım olması dünyadaki ilk 100% özgür yazılımlı bilgisayar olması demekti. Bu kullanıcının makine üzerinde sınırsız özgürlüğü ve hakimiyeti demekti. Ancak bu noktada, Prof. Negroponte Microsoft'tan gelen baskılara dayanamayarak, projeyi GNU/Linux işletim sisteminden Windows'a kaydırdı. Birçok gönüllü projeyi terketti veya yönünü değiştirmek için çabaladı. Proje “öğrenme, paylaşım ve yardımlaşma” eksenindeki kendi misyonuna (http://laptop.org/en/vision/index.shtml) ters düşecek ve dünyadaki fakir çocukları da Microsoft'un kapsama alanına sokmak ve Windows bağımlısı yapmak gibi bir sonucu doğuracak. Eğitim konusunda dünyadaki yüzmilyonlarca çocuğun kaderini etkileyecek, onları bilişim cahili haline getirecek bu uygulama akıllara Bill Gates'in meşhur “Microsoft'a karşı olmak kapitalizme karşı olmaktır” sözünü getiriyor. |
• yok YORUM • YORUM YAZ! ARKADAŞINA GÖNDER!
|
| Microsoft'un 7 günahı: Standartlar |
Microsoft tekel olmasının avantajlarını kullanarak mevcut yazılım ve içerik paylaşım standartlarını kendi egemenliğini pekiştirecek şekilde belirlemeye çalışıyor.
Farklı bilgisayar sistemleri ve programlarını kullanan kullanıcıların içerik ve bilgiyi paylaşmaları ancak belirli standartların oluşması ile mümkün. İnternette yer alan bir sayfanın tarayıcısı ya da işletim sistemi ne olursa olsun her kullanıcı tarafından aynı şekilde görülmesi, hazırlanan bir dokümanın farklı programlar ile açılabilmesi ancak belli standartların oluşturulması ve daha önemlisi desteklenmesi ile mümkün.
Microsoft’un 7 günahı arasında pazarda tekel olmasının avantajı ile sürekli olarak mevcut standartları bozma ve kendi standartlarını oluşturmaya çalıştığı biliniyor. OOXML başımıza neler açacak? Microsoft’un standartları kendi arzuları doğrultusunda belirleme çabalarının en son örneğini belgeler, tablolar gibi ofis dokümanlarının programlar tarafından nasıl okunup yazılacağını belirleyen ofis dosya standartı konusunda yaptıkları oluşturuyor. Microsoft, OOXML adını verdiği bu standartın uluslar arası bir standart olması yönünde lobi çalışmaları ile kişi ve kurumları kendisine bağımlı hale getirmeye çalışıyor. Microsoft Ofis adıyla bilinen program topluluğunu yaygınlaştırmayı ve çoğu durumda devletler nezdinde standart haline getirmeyi çalıştıran OOXML, özgür yazılımcılar tarafından 6,000 sayfalık bir çöplük olarak tanımlanıyor. OOXML spesifikasyonu içerisinde aynı zamanda birçok patentli bölüm bulunuyor, bu özelliği bu standarta uymaya çalışsanız bile sürekli olarak mahkeme ve dava süreçlerinden geçeceğiniz olarak yorumlanıyor. Bu web sayfasını niye bozuk görüyorum? İnternet kullanıcılarının çoğunlukla karşılaştıkları bozuk görünen web sayfalarının arkasında da Microsoft bulunuyor. İnternet sayfalarını geliştirenler, bu sayfaları göstermeye yarayan tarayıcı programlarının hepsinde aynı ekran görüntüsüne sahip olmak için w3.org tarafından belirlenen internet standartlarına uymaya çalışıyorlar. Microsoft ise bu standartlara uymayarak, çoğu durumda sadece Internet Explorer (IE) ile doğru görüntülen web sayflarını yaygınlaştırmaya çalışıyor. İnternet üzerinde yer alan milyonlarca sayfa, tekel durumundaki IE’ye göre yapıldığı için aslında tek suçları standartları desteklemek olan Firefox gibi diğer tarayıcılarda düzgün görünmüyor. Bu durum hem site geliştiricileri için farklı tarayıcıları desteklemek gibi bir zorluk oluşturuyor hem de internet kullanıcılarının içeriğe bozuk ulaşmalarına yol açıyor. Bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF), başlattığı Windows'un 7 Günahı kampanyasıyla Microsoft ve telif haklı yazılım hakkında duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. http://windows7sins.org adresinde başlatılan kampanya, Microsoft'un eğitimden standart belirlemeye, tekel oluşturmadan güvenliğe yedi başlıkta işlediği suçları, yürüttüğü lobi faaliyetlerini aydınlatıyor. Başlattığımız yedi günlük bir yazı dizisiyle Microsoft'un bu başlıklarda neler yaptığını Türkiye ve dünya özelinde sizlerle paylaşıyor olacağız. |
• yok YORUM • YORUM YAZ! ARKADAŞINA GÖNDER!
|
| Microsoft'un 7 günahı: Güvenlik |
Microsoft’un ürettiği Windows işletim sistemi, Ofis programları gibi yazılımların son kullanıcıyı en çok kaygılandıran özellikleri sürekli olarak güvenlik açığı çıkartmaları.
Microsoft işletim sistemleri hem yanlış tasarımlarından hem de uygulanan yazılım yönteminden kaynaklı olarak kullanıcıları sürekli olarak yeni tehditlere maruz bırakıyor. Yanlış tasarımla güvenlik çıkmaz Bilgisayarların çalıştırdığı program dosyaları bilgisayar işlemcisinin çalıştırabileceği makina kodu dizilerinden oluşur. Programların tam olarak nasıl çalıştığının anlaşılabilmesi için makina kodu yetersiz kalır, kaynak kodlarının incelenebilmesi gerekir. Microsoft firmasının ürettiği windows işletim sistemi kullanıcılarına bu olanağı sunmaz. Kullanıcıların nasıl çalıştıklarını bilmedikleri ve müdahale edemedikleri bu sistemde tek yapabildikleri Microsoft’a güvenmektir. Bilgisayar güvenliği konusunda belki en önemli örnek 2005 yılında ortaya çıkan, windows işletim sistemlerinde 1990'dan beri varolan bir güvenlik açığıdır. Problem windows'un grafik dosya formatı olan WMF'te idi ve kötü niyetli kişilerin yazdığı programların kullanıcı bilgisayarlarında çalıştırılabilmesini sağlıyordu. WMF uzantılı dosyaların görüntülendiği ve güvenlik açığının oluştuğu durumlar; - İnternet explorer ile web sayfaları görüntülenirken - Windows Explorer ile masaüstünde önizleme yapılırken - Microsoft Outlook veya Outlook express gibi e-posta okuma yazılımları ile e-posta önizlemesi yapılırken Her program herşeyi yapabiliyor Windows'un güvenlik sorunlarının önemli bir nedeni uygulamaların genellikle yönetici hesabıyla çalıştırılması. Yönetici hesabıyla çalışan uygulamalar bilgisayar üzerinde her şeyi yapma yetkisine sahiptir; bu, kötü amaçlı yazılımların çok işine yarar. Bunların başında virüsler gelmektedir. Virüsler bulaştıkları sistemlerdeki bilgileri silebildiği, farklı şekillerde paylaşıma imkan tanıdıkları için sürekli bir tehdit kaynağıdır. Kendileri de birer program olan virüsler, yetkileri olmadığı için Gnu/Linux, UNIX gibi işletim sistemlerine bulaşsa dahi hiç bir işe yaramazken, Windows işletim sistemi ayrıca bir sektör olan anti-virüs yazılımları olmadan düşünülemez. Bir başka örnek ise makro virüsler. Normalde zararsız olması gereken "dökümanlar", Microsoft'un word ve excel programları ile hazırlandıklarında içerilerinde makro programlar olarak virüsleri barındırabiliyorlar. Devlet kurumları Windows işletim sisteminin içerdiği riskler, kullananlar devlet kurumu olduğunda çok kritik duruma gelir. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda başta Küba, Venezüella olmak üzere Almanya, Japonya, Fransa ve hatta ABD gibi pek çok ülkede devlet kurumları GNU/Linux işletim sistemini tercih ettiler. Microsoft için pazar kaybı anlamına gelen bu gelişme nedeniyle Microsoft inceleyebilmeleri için bazı devletlere kaynak kodunu açtı. Ancak çok sınırlı sayıda uzmanın milyonlarca satırlık kodlar üzerinde yapacakları incelemenin güvenlik açıklarının bulunması konusunda yeterli olacağı düşünülmüyor. Windows işletim sistemi üzerinde yalnızca Microsoft firmasının yazılımları çalışmamakta, telif haklı, kaynak kodu açık olmayan yazılımlar çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Microsoft firması tüm kodlarını herkese açsa bile oluşturduğu bu model nedeniyle windows kullanıcıları hala güvenlik açısından risk altında olacaklardır. Özgür yazılım seçeneği Özgür yazılımların kaynak kodu incelenebilir. Her ülkeden, her alanda çalışan çok sayıda uzmanın birbirlerinin kodlarını inceleyerek ortaya çıkarttıkları özgür yazılımlar güvenilirdir. Özgür yazılım platformları, yalnızca özgür yazılım çalıştıracak şekilde ayarlanabilirler. Bu da onun tümüyle incelenebilir dolayısıyla güvenilir bir platform olmasını sağlar. Özgür yazılım sistemleri iyi tasarlanmıştır, windows'ta olan yönetici hesabı kullanımı gibi temel hatalar içermezlar. Özgür yazılımda yönetici hesabı kullanımı hem teknik hem de sosyal bir problem olarak ele alınır. Eğer bir yazılım, yönetici hesabıyla bir şeyler yapacaksa bunun için iyi bir nedeni olmalıdır, diğer taraftan kullanıcıların bir yazılımı kullanmak için güvenliklerini riske atmaları gerekmez. Bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF), başlattığı Windows'un 7 Günahı kampanyasıyla Microsoft ve telif haklı yazılım hakkında duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. http://windows7sins.org adresinde başlatılan kampanya, Microsoft'un eğitimden standart belirlemeye, tekel oluşturmadan güvenliğe yedi başlıkta işlediği suçları, yürüttüğü lobi faaliyetlerini aydınlatıyor. Başlattığımız yedi günlük bir yazı dizisiyle Microsoft'un bu başlıklarda neler yaptığını Türkiye ve dünya özelinde sizlerle paylaşıyor olacağız. |
• yok YORUM • YORUM YAZ! ARKADAŞINA GÖNDER!
|
| Microsoft'un 7 günahı: Tekel |
Microsoft basit bir yazılım firması değil, bir tekel. Her tekel gibi gelişmenin önündeki en büyük engel ve aslında bütün "günahları"nın altında yatan ana sebep bu.
Microsoft, tekel olmasının avantajlarını kullanarak yazılım ve donanım alanında tam bir egemenlik kurmuş durumda. Programcılar Windows işletim sisteminin standartlarına uygun yazılımlar üretiyor, donanım firmaları ise atacakları adımları her durumda Microsoft'a göre belirliyor. Microsoft’un günahları, sınırları ve yetersizlikleri belli çevrelerce iyice kavranmış durumda olsa da, bilgisayarı önceden Windows kurulmuş olarak alan ve Microsoft’a muhtaç olmadıklarını bilmeyenler hala büyük bir çoğunluğu oluşturuyor. Bu bilgisizliği yaratan ve bundan yararlanan Microsoft, Windows Vista ile pek çok bilgisayar kullanıcısını bu yeni işletim sistemini kullanabilmek için bilgisayarlarını değiştirmek zorunda bıraktı. Son gelen haberlere göre Amazon.co.uk’de, GNU/Linux destekli bilgisayarların geri iadesini çabuk ve kolay bir şekilde halletmek mümkün! Daha da kötüsü bilgisayar üreticileri hala bilgisayar alırken, Windows’suz bir bilgisayar alabilme olanağınız olduğunu söylemiyorlar. Önceden Windows vergisinden kurtulmanız kendi makinanızı kendinizin kurmasıyla mümkünken Windows buna da el attı. NewEgg gibi siteler en karlı kampanyalarını Windows’un OEM (Original Equipment Manufacturer – Orjinal Ekipman Üreticisi) kopyalarının satımı üzerinden yapıyorlar. İnsanlar Windows’suz bilgisayarlar sormalarına rağmen, Microsoft bilgisyarlarını Windows yüklenmemiş olarak sunan satıcılardan zorla rapor istiyor. Geçtiğimiz aylarda Microsoft’la hükümet sözleşmesi imzalayarak 14 milyon İsviçre frangı karşılığı lojistik bürosunda Windows bilgisayarların kulanımı ile bakım ve destek anlaşması yapan İsviçre hükümeti, bunun ülkedeki Microsoft tekelini arttıracak olması nedeniyle GNU/Linux dağıtıcıları tarafından dava edildi. Avrupa hükümetlerinin sözde özgür yazılım taraftarı söylemlerine karşın Microsoft’un yeterli bir alternatifi olmaması bahanesiyle davranmaları büyük tepki topluyor. Gerçekte Microsoft’a daha bile iyi alternatif oluşturan birden fazla özgür yazılım seçeneğinin kullanımıyla yılda 600 milyon pound tasarruf edilebileceği yine geçtiğimiz yıl içerisinde İngiltere tarafından beyan edilmişti. Microsoft birçok örnekte tekel konumunu sürdürebilmek için lobi faaliyetlerine giriyor, küçük ve yaratıcı çoğu firmayı ve teknolojilerini yutarak işlevsiz hale getiriyor, donanım alanını kendine bağımlı tutarak bu alandaki gelişmenin tek yönlü ilerlemesine yol açıyor. Microsoft'un bu yüzden en büyük günahı kapitalist ekonomide bir tekel olmasından kaynaklanıyor. Bilgisayar kullanıcılarının yazılımları kullanma, kopyalama, özelleştirme, dağıtma ve yazılımların üzerlerinde çalışma hakkını savunma amaçlı kurulan Özgür Yazılım Vakfı (FSF), başlattığı Windows'un 7 Günahı kampanyasıyla Microsoft ve telif haklı yazılım hakkında duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. http://windows7sins.org adresinde başlatılan kampanya, Microsoft'un eğitimden standart belirlemeye, tekel oluşturmadan güvenliğe yedi başlıkta işlediği suçları, yürüttüğü lobi faaliyetlerini aydınlatıyor. Başlattığımız yedi günlük bir yazı dizisiyle Microsoft'un bu başlıklarda neler yaptığını Türkiye ve dünya özelinde sizlerle paylaşıyor olacağız. |
• yok YORUM • YORUM YAZ! ARKADAŞINA GÖNDER!
|
|
|
BÜYÜK DOĞU MİMARI HAYATINI ANLATIYOR
|
BÜYÜK DOĞU MARŞI RESME TIKLAYINIZ
|
|
| | |